HPV ve Genital Siğil (Kondilom)

Hijyenik muayenehane ortamında, genital siğillere lazer, koter ve kriyo yöntemleri ile en etkili ve konforlu çözüm önerilerini sunuyoruz.

HPV virüsü Nedir?

HPV (Human Papilloma Virüs), tek konakçısı insan olan ve insan epitel hücrelerini enfekte ederek çoğalan bir DNA virüsüdür. Bu virüs genital ve anal bölge ile ağız gibi mukozal yüzeylerde kondilom adı verilen siğil şeklinde lezyonlara yol açar ve dünya genelinde cinsel yolla bulaşan en sık hastalık grubunu oluşturmaktadır.

HPV virüsü belirtileri nelerdir?

Genellikle bulaş sonrası genital veya mukozal yüzeylerde 3 hafta – 8 ay sonra ortaya çıkan papillamatöz (karnabahar görünümlü) kahverengi veya kırmızımsı lezyonlar (siğil) şeklinde kendini belli eder. Bu siğiller kişide psikososyal bir sıkıntı kaynağı olmasının yanısıra kaşıntı, ağrı, tıraş sırasında kanama gibi fiziksel rahatsızlıklara da yol açabilmektedir.

HPV virüsü ve genital siğil tanısı nasıl konulur? Nasıl anlaşılır?


Tanı fiziki muayenede siğillerin görülmesi esasına dayanır. Rutin biyopsi yapılması önerilmez. Ancak; lezyonda şüpheli bulgular varsa, tedaviye yanıtsızlık veya tedaviyle birlikte lezyonlarda çoğalma varsa biyopsi gerekmektedir. Enfekte mukozaların %3-5 asetik asitle muamelesi sonucu beyaz renk oluşumu tanı için kullanılırken, bu bulgu HPV için tipik değildir. Tarama için bu yöntemin kullanılması önerilmemektedir.

HPV’nin kültürü yapılamamaktadır. Virüs çoğalmasını epitel hücresinde tamamladığı için hücre yıkımı olmamakta ve güçlü bir immünite (antikor yanıtı) oluşmamaktadır. Bu sebepten dolayı serolojik yöntemler tanıda anlamlı değildir. Lezyondan alınan biyopsi veya kazıntı materyali kullanılarak yapılan HPV DNA genotiplemesi (PCR) en duyarlı ve en çok kullanılan testtir. Erkeklerden alınan sürüntü örneğinde de (genital ve anal bölge ile üretral yüzeyden) PCR ile HPV DNA genotiplendirmesi de yapılabilir.

Genital siğil (kondilom) nedir?


Genital Siğil (Kondilom), HPV tarafından meydana gelen kahverengi ve kırmızımsı renkte karnabahar şeklinde lezyonlardır. HPV, mukozada ve genital bölgede kondiloma akuminatum diye adlandırılan siğil șeklinde lezyonlara yol açan ve dünyada en sık görülen cinsel yolla bulașan hastalık etkenidir.

HPV’den dünyada 630 milyon enfekte hasta bulunduğu kabul edilmektedir. Dünyada genital siğil ile her yıl üçte ikisini kadınların oluşturduğu 6 milyon kiși enfekte olmaktadır. HPV’nin dünyadaki yaygınlık oranı %9-13 arasındadır.

Kadınlarda ve erkeklerde genital siğil belirtileri nelerdir?


Genellikle bulaş sonrası genital veya mukozal yüzeylerde 3 hafta – 8 ay sonra ortaya çıkan papillamatöz (karnabahar görünümlü) kahverengi veya kırmızımsı lezyonlar (siğil) şeklinde kendini belli eder. Bu siğiller kişide psikososyal bir sıkıntı kaynağı olmasının yanısıra kaşıntı, ağrı, tıraş sırasında kanama gibi fiziksel rahatsızlıklara da yol açabilmektedir.

HPV Virüsü ve genital siğil tedavisi nasıl yapılır?


HPV enfeksiyonunu vücuttan temizleyecek ya da tamamen atacak bir tedavi yöntemi yoktur ancak virüslerin %90’ı iki yıl içerisinde kendiliğinden vücuttan kaybolmaktadır. Çok merkezli yapılan prospektif bir çalışmada erkeklerde HPV enfeksiyonunun vücuttan atılması için geçen süre 7,5 ay, tip HPV-16’nın temizlenme süresinin 12,2 aydan uzun olduğu bulunmuştur. Bağışıklılığı güçlendirerek virüsün vücuttan uzaklaştırılma şansı arttırılabilmektedir. Virüs yok edilemesede genital siğiller çeşitli tedavi yöntemleriyle yok edilebilir. Eğer tedavi edilmezlerse genital siğiller kümeler şeklinde büyüyüp çoğalabilmektedir.

Tedavide kullanılan yöntemleri;

  • Lazer veya koter ile lezyonun yakılması
  • Kriyoterapi ile genital siğilin dondurulması
  • Cerrahi olarak genital siğilin çıkartılması
  • Kimyasal yok etme

gibi tedavi seçenekleri bulunmaktadır.

Genital siğili olan kadınlar seviks kaneri açısından taramaya alınmalıdır. Benzer şekilde anal kondülomu olan (HIV, transplant vb) riskli hastalar anal sitoloji ile düzenli taranmalıdır. Penis idrar deliği lezyonu olan hastalar ise mesane tutulumu ya da idrar kanalı (üretra) açısından endoskopik incelemeye alınmalıdır.

HPV virüsü nasıl bulaşır?


HPV en sık cinsel temas yoluyla (vajinal, anal veya oral) bulaşır. Genital siğiller son derece bulaşıcıdır ve tek ilişki ile cinsel partnere HPV bulaşma riski %64’tür. HPV ile enfekte olmuş bir kişinin genital siğilleri tedavi edildikten sonra bile başkalarına bulaşabilir.

HPV, doğum sırasında anneden bebeğe bulaşabilir ve bebeğin gözünde ve boğazında papillomlara yol açabilir. Nesnelerden HPV’nin bulaşması ise tartışmalı bir konudur. Ancak bugüne kadar HPV’nin tuvalet, banyo, havuz suyu, kullanılmış eşyalar gibi yüzeylerden bulaştığına dair herhangi bir belgelenmiş vaka sunulmamıştır.

HPV’nin inhalasyonla (solunum yoluyla) bulaşması da tartışmalı bir konudur. Siğillerin lazer ve elektrokoterle tedavisinde ortaya çıkan dumanda HPV DNA’sı tespit edilmiştir. Bu gözlemler sonucu işlem sırasında önlük, eldiven, maske, gözlük ve dumanı uzaklaştırıcı sistemler kullanılması önerilmektedir.

HPV virüsü aşısı kimlere yapılmalıdır?


HPV aşısı, genital siğilden korunmanın en etkili yoludur. Korunma amaçlı, 9–45 yaş arası erkeklere ve kadınlara uygulanır. HPV virüsü aşısı için en uygun yaş; immün cevabın en kuvvetli olduğu ve cinsel aktivitenin başlamadığı 10-14 yaş aralığıdır. Aşının 15 yaş altında 2 doz (6. ayda tekrar), 15 yaş üstünde ise 3 doz (1. ay ve 6. ayda tekrar) şeklinde yapılması önerilmektedir.

İçeriğine göre 3 tip aşı vardır:

  • İkili Aşı (Tip 16 ve 18),
  • Dörtlü Aşı (Tip 6, 11, 16 ve 18),
  • Dokuzlu Aşı (Tip 6, 11, 16, 18, 31, 33, 45, 52, 58).

HPV aşıları içerdiği HPV tipine karşı %100 koruma sağlamaktadır.

HPV aşısı ağır hastalığı bulunan kişilere, gebelere, organ nakli olan veya kanser tedavisi gören immün sistemi zayıflamış kişilere yapılmaz. Kolda ağrı ve şişlik dışında önemli bir yan etki yoktur.

HPV Virüsü ve Genital Siğil (Kondilom) Tedavisi Fiyatları Ankara


HPV tedavisi fiyatı ya da genital siğil tedavisi fiyatı hastalarımız tarafından sıkça sorulan bir sorudur. Uygulanan tedavi yöntemine, siğillerin sayısı ve boyutuna, uygulanan vücut bölgesine göre fiyatlar değişiklik göstermektedir. Ayrıca cerrahın bu alandaki başarısı, hastanın ek hastalıkları, işlemin yapılacağı merkez ve kullanılan aletlerin kalitesi farklı fiyatların oluşmasını sağlar. Kaliteli ve başarılı bir tedavi için kliniğimizi tercih edebilirsiniz. HPV tedavisi fiyatı hakında bilgi almak için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyiniz.

Bizimle İletişime Geçebilirsiniz

Sık Sorulan Sorular

Birçoğu (%70) herhangi bir bulgu vermeden asemptomatik (sessiz) seyreder. Bulaş sonrası lezyonların ortaya çıkması (inkübasyon süresi) 3 hafta – 8 ay arasındadır. HPV ile bulaş olduktan sonra genital siğillerin ortaya çıkması için 3 hafta ile aylar arası, atipik hücresel anormallikler için birkaç ay ile yıllar arası, kanser gelişimi için ise uzun yıllar süren bir zaman geçmesi gerekir.

HPV enfeksiyonunu vücuttan temizleyecek ya da tamamen atacak bir tedavi yöntemi yoktur ancak virüslerin %90’ı iki yıl içerisinde kendiliğinden vücuttan kaybolmaktadır. Güçlü bir bağışıklık sistemi ile virüsün vücuttan uzaklaştırılma şansı arttırılabilmektedir. Çok merkezli yapılan prospektif bir çalışmada erkeklerde subklinik HPV enfeksiyonunun temizlenmesi için geçen süre 7.5 ay, onkojenik tip HPV-16’nın temizlenme süresinin 12.2 aydan uzun olduğu bulunmuştur.

HPV testinin pozitif çıkması HPV tiplerinden birine sahip olduğunuz anlamına gelir. Ancak erkeklerde genital siğil tedavisine rehberlik etmeyeceği için PCR ile HPV testi yapılması önerilmemektedir. Genital muayene yapılması ve penis idrar deliğinin muayenesi yeterlidir. Kadınlarda ise HPV pozitifliği saptandığında bu virüsle ilgili hastalıklar açısından jinekolojik muayene yapılması gereki

HPV pozitif bir bireyin genital siğili varsa siğili tedavi ettirmeden ilişkiye girmesi doğru olmayacaktır. Prezervatif kullanımı HPV bulaşma riskini %70 azaltsa da tam koruma sağlamamaktadır. Eğer kişi HPV pozitif ancak siğili yoksa ya da siğili tedavi ettirmişse daha düşük de olsa karşı tarafa bulaş ihtimali yine vardır. Partnerin bu durum hakkında bilgilendirilmesi, olmamışsa aşı yaptırması ve ilişkide prezervatif kullanımı sağlanmalıdır.

HPV varlığı kişinin kanser olduğu ya da olacağı anlamına gelmemektedir. HPV enfeksiyonu, bağışıklık sistemi fonksiyonunu normal biçimde yerine getiriyorsa genellikle sağlık sorununa neden olmadan, kendiliğinden temizlenir. HPV virüsü 2 yıl içinde %90 oranında vücuttan atılmaktadır. Bununla birlikte, bazı enfeksiyonlar genital siğillere ve kanserlere (serviks, penis, anüs, gırtlak, vajinada) yol açabilmektedir. HPV Tip 16, 18, 31, 33, 35, 45, 52 ve 58 yüksek riskli onkojenik virüsler olarak kabul edilmektedir. Dünyadaki kanserlerin %5’nin etkeni HPV’dir. Dünyadaki kadın kanserlerinin %9,4’nün (serviks %100, anüs %88, vajina %70, vulva %43, orofarenks %26), erkek kanserlerinin ise %6’nın (anüs %85, penis %50, orofarenks %26) sebebi HPV’dir.

Bugüne kadar 170’ten fazla HPV virüsü tipi tespit edilmiştir. Bunların otuzu aşkın tipi genital sistemi enfekte etmektedir. Fakat görünür lezyonlara (siğillere) en sık HPV Tip 11 ve Tip 6 sebep olmaktadır. HPV ile ilişkili kanserlerden (anal kanserler, penis, serviks) ise en çok Tip 16, 18, 31, 33, 35, 45, 52, 58 gibi sessiz seyreden suşlar sorumludur.

Birçoğu (%70) herhangi bir bulgu vermeden sessiz (asemptomatik) seyreder. Geri kalan kısmı ise genital siğillere (kondilom) neden olur. Başta Tip 16 ve 18 olmak üzere sıklıkla sessiz seyreden bazı onkojenik suşlar serviks, anüs, penis, boğaz ve vajinada kanserlere yol açabilir.

Genital ve anal bölgede veya mukozal yüzeylerde papillamatöz (karnabahar görünümlü) kahverengi veya kırmızımsı görünümlü genital siğillere neden olurlar. Bazen atipik görünümlü, pigmente, sert veya ülsere siğillere neden olabilirler bu durumda lezyonlardan biyopsi yapılması önerilmektedir.

HPV virüsü için öpüşme veya tükürük yoluyla bulaştığını kanıtlayan herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Araştırmacıların bazıları öpüşmenin HPV aktarımını sağladığını düşünse de virüs vücut sıvıları aracılığıyla değil, cilt teması yoluyla bulaşmaktadır.

Genital siğillerden korunmanın en etkin yolu HPV virüsü aşısıdır. Koruma amaçlı, 9–45 yaş arası erkeklerde ve kadınlarda uygulanır. 15 yaş altında 2 doz, üstünde ise 3 doz önerilmektedir. HPV aşısı içerdiği HPV tipine karşı %100 koruma sağlar. Tek eşli yaşam HPV veya cinsel partner sayısının azaltılması da en önemli korunma yöntemlerinden birisidir. Prezervatif kullanımı bulaş riskini %70 oranında azaltsa da tamamen koruyucu değildir. Sünnetin yüksek riskli HPV suşlarına karşı koruyucu olduğuna yönelik yayınlar olsa da tartışmalı bir konudur. Genital bölgeye sıkılan silikon spreyler veya ilişki sırasında genital teması tamamen engelleyen özel kondomlar da bu amaçla kullanılan yöntemlerdir.

Genital bölgede lezyon yapan birçok virüs, bakteri, parazit ve hastalık vardır. Hatta bazen hastalık olmayan bazı durumlar kişi tarafından genital siğille karıştırılabilmektedir. Genital bölgedeki lezyonların ayırıcı tanısı ve genital siğil olup olmadığı tecrübeli bir doktor tarafından fizik muayene ile rahatlıkla anlaşılacaktır. Eğer genital bölgede siğil varsa bunun etkeni HPV virüsüdür.

HPV virüsünün bazı onkojenik tipleri rahim ağzı, penis, anüs ve gırtlak kanseri için risk faktörü oluşturduğu için tehlike arz etmektedir. Bunun yanı sıra genital siğiller, tedavi maliyeti ve iș gücü kaybına yol açması nedeniyle maddi problemlere, kaşıntı ve ağrı gibi semptomlara, cinsel sağlık sorunlarına ve kanser korkusuna sebep olarak fiziksel problemlere, depresyon, anksiyete, kendine karşı saygı kaybı ve sosyal izolasyona sebep olarak duygusal problemlere yol açabilir.

Genital siğiller tedavi edilmezse lezyonlar sıklıkla kümeler halinde büyüyüp çoğalmaktadır. Nadiren ise lezyonlar aynı kalabilmekte hatta kendiliğinden gerileyip kaybolabilmektedir. Tedavi edilmeyen lezyonlar hastalığın bulaşı ve yayılımı açısından büyük risk oluşturmaktadır.

HPV virüsü bulaşlarının birçoğu (%70) herhangi bir bulgu vermeden sessiz (asemptomatik) seyreder. Geri kalan kısmı ise en sık Tip 6 ve 11 olmak üzere genital siğillere (kondilom) neden olur. Başta Tip 16 ve 18 olmak üzere Tip 31, 33, 35, 45, 52, 58 gibi sıklıkla sessiz seyreden bazı onkojenik suşlar kadınlarda rahim ağzı, erkeklerde penis ve her iki cinste anüs ve gırtlak kanserine neden olabilmektedir.

HPV virüsü hem kadından erkeğe hem de erkekten kadına bulaşabilmektedir. Yapılan çalışmalar incelendiğinde kadından erkeğe bulaşma oranının erkekten kadına bulaşma oranına göre anlamlı olarak yüksek olduğu görülmüştür.

Kondilom etkeni olan HPV’nin başta Tip 16 ve 18 olmak üzere Tip 31, 33, 35, 45, 52, 58 gibi sıklıkla sessiz seyreden bazı onkojenik suşları kadınlarda rahim ağzı, erkeklerde penis ve her iki cinste anüs ve gırtlak kanserine neden olabilmektedir.

HPV enfeksiyonunu vücuttan tamamen temizleyecek ya da atacak bir tedavi yöntemi yoktur ancak virüslerin %90’ı iki yıl içerisinde kendiliğinden vücuttan kaybolmaktadır. Güçlü bir bağışıklık sistemi ile virüsün vücuttan uzaklaştırılma şansı arttırılabilmektedir. Virüs yok edilemesede genital siğiller çeşitli yöntemlerle yok edilebilir (koter, kriyo, cerrahi, ilaç vb). Eğer tedavi edilmezlerse bu siğiller kümeler şeklinde büyüyüp çoğalabilmektedir.

Kondilom koterizasyonu, genital bölge ve perianal bölgede oluşan siğillerin elektrik enerjisi ile oluşturulan termal hasarla yakılarak tedavi edilmesidir. Genital siğillerin tedavisinde kullanılan en etkili yöntemdir ve diğer tedavi yöntemlerine göre daha düşük nüks oranına sahiptir

Konu Özeti

✅ Hastalık Adı HPV, Genital Siğil (Kondilom)
✅ Belirtileri Lezyon, Kaşıntı, Ağrı, Traş Sonrası Kanama
✅ Tanı Yöntemleri Fiziki Muayene, Biyopsi, PCR testi
✅ Tedavi Seçenekleri Lazer veya Koter, Kriyoterapi, Cerrahi
✅ Tedavi Fiyatı Görüntüleyiniz

NOT : Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Prof. Dr. Berkan Reşorlu

Doktorunuza Sorun

SİZİ ARAYALIM

WhatsApp
Telefon
Yol Tarifi
Doktorunuza Sorun