Perkütan Nefrolitotomi (PNL)

Prof. Dr. Berkan REŞORLU, son 20 yılda 1000’in üzerinde PNL ameliyatı gerçekleştirmiştir. Bu ameliyatlar hakkında uluslararası dergilerde yayınlanmış 80’in üzerinde makalesi mevcuttur. PNL ameliyatı yüksek başarı oranı nedeniyle büyük böbrek taşlarının tedavisinde altın standart yöntem olarak kabul edilmektedir.

Tıpta perkütan nefrolitotomi (PNL) nedir ?

Perkütan Nefrolitotomi (PNL) böbrek taşlarının tedavisinde kullanılan, sırttan küçük bir delik açılarak gerçekleştirilen endoskopik (kapalı) bir ameliyat tekniğidir. Bu yöntem yüksek başarı oranı nedeniyle büyük böbrek taşlarının tedavisinde altın standart yöntem olarak kabul edilmektedir.

PNL ameliyatı hangi durumlarda uygulanır?

Bu yöntem yüksek başarı oranı nedeniyle büyük böbrek taşlarının (2 cm’den büyük) tedavisinde ilk seçenek tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Taşın yerleşimi ve sertliği gibi sebeplerden ötürü diğer tedavi seçeneklerinin (ESWL ve RIRC) uygulanamadığı veya başarısız olduğu küçük böbrek taşlarında da ilk seçenek olarak tercih edilmektedi

Perkütan nefrolitotomi (PNL) nasıl uygulanır?


Hastanın sırt bölgesinden böbreğin içerisine doğru yaklaşık en fazla 1 cm genişliğinde bir tüp konularak tünel oluşturulur. Bu tünel içerisinden gönderilen endoskop ile böbreğin içerisindeki taşlara ulaşılır. Bu taşlar çeşitli kırıcılarla (pnömotik, ultrasonik ya da lazer) parçalanarak ya da bir bütün halinde aynı yoldan dışarı çıkarılır.

Girişim sonrası gerekirse ameliyatın gerçekleştirildiği delikten böbreğe ince bir plastik tüp (nefrostomi tüpü) yerleştirilir ve ameliyat sonrası hızlı iyileşme için 1-2 gün bekletilir. Küçük taşlarda ve sorunsuz biten ameliyatlarda sıklıkla bu tüpü koyma gereği duyulmaz.

PNL ameliyatı çeşitleri nelerdir?


PNL ameliyatı son yıllarda geliştirilen daha ince endoskop ve enstrümanların sayesinde daha küçük kesilerden yapılabilir hale gelmiştir. Ameliyat, yerleştirilen tüpün çapına göre isimlendirilmekte olup;

  • standart teknikte 30 Fr (1 cm) çapında bir tüp yerleştirilirken,
  • mini-PNL yönteminde 15-18 Fr çapında tüpler (5-6 mm),
  • ultramini-PNL tekniğinde ise 12-14 Fr çaplı (3-4 mm)

tüpler kullanılmaktadır.

Kullanılan tüpün çapı azaldıkça ameliyata bağlı kanama gibi bazı istenmeyen durumların görülme ihtimali azalmaktadır. Yine daha küçük çaplı aletlerle yapılan ameliyatlar sonrası iyileşme daha hızlı olmakta, hasta daha az ağrı duymakta ve daha konforlu bir iyileşme süreci yaşamaktadır. Ancak tüpün çapı azaldıkça taşı daha küçük parçalara ayırmak gerekeceği için ameliyat süresi uzamaktadır.

PNL ameliyatı hastaya verilen pozisyona göre de pron ve supin PNL olarak da ikiye ayrılmaktadır. İki tekniğin birbirine göre bir takım avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Hangi tekniğin tercih edileceği konusunda hastaya ve taşa ait faktörlerin yanı sıra cerrahın hangi teknik konusunda daha tecrübeli olduğu da oldukça önemlidir.

PNL böbrek taşı ameliyatının diğer yöntemlere göre avantajları nelerdir?


Bu tekniğin diğer yöntemlere olan en önemli üstünlüğü 2 cm’den büyük taşlar için “başarı (taşsızlık) şansı en yüksek” yöntem olmasıdır.

Eskiden büyük böbrek taşlarının tedavisinde sıklıkla uygulanan ve büyük bir kesiden gerçekleştirilen açık taş ameliyatlarına göre kozmetik yönden büyük bir avantaj sağlamakta, daha hızlı ve konforlu bir iyileşme süreci sağlamaktadır.

Böbrek taşını tedavi etmek için perkütan nefrolitotomi ilk alternatif midir?


Perkütan nefrolitotomi (PNL) ameliyatı günümüzde böbrek taş hastalıklarının tedavisinde en çok kullanılan modern yöntemlerden birisidir. Bu ameliyat tekniği yüksek başarı oranı nedeniyle büyük böbrek taşlarının (2 cm’den büyük) tedavisinde ilk seçenek tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Taşın yerleşimi ve sertliği gibi sebeplerden ötürü diğer tedavi seçeneklerinin (ESWL ve RIRS) uygulanamadığı veya başarısız olduğu küçük böbrek taşlarında da yine ilk tercih tedavi yöntemi olarak tercih edilmektedir.

PNL Ameliyatı Fiyatı Ankara


PNL ameliyatının fiyatı kullanılan tekniğe ve cihazlara, taşın boyutuna, işlemi gerçekleştiren ekibin tecrübesine, kullanılan malzemelerin kalitesine ve işlemin yapıldığı hastaneye göre değişkenlik göstermektedir. PNL ameliyatı konusunda oldukça yoğun deneyime sahibiz ve bu ameliyatı oldukça yüksek başarı oranları ile uygulamaktayız. Son 20 yılda 1000’in üzerinde PNL ameliyatı gerçekleştirdik. Bu ameliyatlar hakkında uluslararası dergilerde yayınlanmış 80’in üzerinde makalemiz mevcuttur

Bizimle İletişime Geçebilirsiniz

Sık Sorulan Sorular

Diğer hastalıklarda olduğu gibi böbrek taş hastalığında da endoskopik yolla yapılan ameliyatlar kapalı cerrahiler olarak adlandırılmaktadır. İki türlü kapalı taş ameliyatı yapılmaktadır. Penis ucundan idrar deliğinden endoskop ile girilerek yapılan üreteroskopik taş ameliyatları (URS ve RİRC) aynı zamanda lazerle kapalı taş ameliyatı olarak adlandırılmaktadır. Bu teknikte vücuda herhangi bir kesi ya da delik açılmamaktadır. Taşlar endoskop ucundan gönderilen lazer yardımıyla çok küçük parçalara ayrılmaktadır. Bu teknik belli bir boyuta kadar olan taşların tedavisinde ilk seçenek olarak tercih edilmektedir. Ancak taş boyutu bu teknikle temizlenemeyecek kadar büyükse ya da endoskopların dönebileceği uygun bir yerde değilse PNL ameliyatı ilk tercih olarak uygulanmaktadır. PNL ameliyatı kapalı diğer taş ameliyatı tekniği olup endoskopik yolla gerçekleştirilmektedir.
Büyük böbrek taşlarının hızlı ve güvenli bir şekilde yüksek başarı oranı ile temizlenmesine olanak sağlayan PNL ameliyatının en önemli dezavantajını böbrek içerisine yapılan delme işlemi nedeniyle oluşabilecek kanama ve komşu organ yaralanma riski oluşturmaktadır. Bu riskleri en aza indirmenin yolu ameliyat öncesi doğru hazırlık yapılması, tam donanımlı bir ekipmana sahip olunması ve cerrahın bu ameliyat konusunda yeterli tecrübeye sahip olmasından geçmektedir.
PNL ameliyatı her boyutta ve her sertlikte taşa uygulanabilmektedir. Bebeklikten yaşlılık dönemine kadar her yaştan hastaya uygulanabilen bir ameliyat tekniğidir. Sadece gebelerde, kanama bozukluğu olanlarda ve aktif idrar yolu enfeksiyonu varlığında ancak mevcut durum düzeldikten sonra işlem gerçekleştirilebilir.
Böbrek taşlarının tedavisinde başarı oranı en yüksek ameliyat tekniğidir. Bu ameliyatın başarısını etkileyen birçok faktör vardır. Taşın boyutu, sertliği, cinsi, sayısı gibi taşa ve hastaya ait faktörler ile cerrahın bu konudaki deneyimi önemli rol oynamaktadır. Genel olarak literatürde tek seans ameliyat ile tam taşsızlık elde etme oranları %90’ın üzerinde bildirilmektedir.
Ameliyat genel anestezi altında yapıldığı için işlem esnasında hasta ağrı ya da acı hissetmez. Ameliyat sonrası hastanede yatış sürecinde ise tüm ameliyatlarda olduğu gibi hastanın ağrı hissetmemesi için ağrı kesici tedavi verilir.
Bu ameliyat sırasında böbreğe yapılan delme işleminin böbreğe zarar verip vermediği konusunda birçok çalışma yapılmıştır ve bu çalışmalarda ameliyat sonrası sintigrafik incelemelerde böbrek fonksiyonlarında bir kayıp ya da skar dokusu tespit edilmemiştir. Bu ameliyat sırasında böbreğin zarar görmemesi için doğru noktadan giriş yapılması, böbrek dokusuna zarar vermeden ve ameliyat süresini gereğinden fazla uzatmadan taşların temizlenmesi önem taşımaktadır.
Aktif üriner sistem enfeksiyonu olanlarda, gebelerde, kanama bozukluğu olanlarda veya kan sulandırıcı ilaç kullananlarda ve böbrek tümörü olan kişilerde bu ameliyat tekniği uygulanmaz. Ancak bu durumlar düzeldikten sonra ameliyat gerçekleştirilebilir.
İşlem süresi taşın boyutuna, sertliğine, sayısına ve uygulanan tekniğin çeşidine göre değişebilmekle birlikte en fazla 2 saat sürmektedir. Eğer tek seansta tam taşsızlık sağlanamamış ise birkaç gün sonra ikinci bir seansla kalan rezidü taşlar temizlenebilmektedir.
Ameliyat öncesi böbrek ve taşların durumunu tam değerlendirmek için iyi bir radyolojik inceleme yapılması gerekmektedir. Ameliyat öncesi yapılan rutin incelemeler ile anestezi doktoru tarafından hastanın değerlendirilmesi yapılır. Kan sulandırıcı ilaç kullanılıyor ise 5-7 gün önce kesilmesi gerekir. Aktif idrar yolu enfeksiyonu varlığı açısından mutlaka idrar tetkikleri yapılmalı, varsa ameliyat öncesi enfeksiyonun tedavi edilmesi gerekmektedir.
Ameliyat sonrası 1. gün hastanın sondası ve idrar rengi açıksa böbreğe takılmış olan nefrostomi katateri çıkarılır. Hastanın kanamasının olup olmadığı ve geride taş kalıp kalmadığı kan tahlili ve radyolojik incelemelerle kontrol edilir. Hastanın ameliyat bölgesinden ıslatması yoksa ve genel durumu iyiyse taburcu edilir.
Ameliyat sonrasında böbreğe yapılan girişime ve kırılan taşın ufak parçalarının ya da pıhtı parçalarının idrar kanalına girmesine bağlı ağrılar oluşabilir. Hastaların bu süreci rahat atlatması için ağrı kesici ilaçlar verilir, bol su tüketmesi ve bir süre istirahat etmesi önerilir.
Ameliyat sonrasında idrar sondası ve genellikle böbreğe yapılan giriş noktasına bir katater (nefrostomi tüpü) takılır. Ameliyat sonrası idrar sondası ve böbreğe katater takılmasının birtakım sebepleri vardır. İdrar sondası mesanenin boş kalmasını sağlayarak işlem yapılan böbreğin önünde direnç oluşmasını önler. Hem de hastanın idrar çıkışının takibi yapılmış olur. Böbreğe takılan kataterin amacı ise hem böbreğe giriş noktasından kanama olmaması için güvenlik amaçlıdır hem de idrar çıkışının taş ya da pıhtı parçası ile tıkanması durumunda hastanın ağrı duymaması içindir.
Ameliyat sonrası günlük aktivitelere ve iş hayatına dönüş açık cerrahilere göre çok daha hızlıdır. Ancak böbreğe yapılan girişim nedeniyle 2 hafta boyunca istirahat edilmesi ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılması önerilir. Ameliyattan 2-3 gün sonra duş alınabilir.
Ameliyat sonrası enfeksiyon ve kanama gibi istenmeyen komplikasyonlar açısından dikkatli olunmalıdır. Yüksek ateş, nefes darlığı, idrarda yoğun kanama, ameliyat bölgesinde şişlik, akıntı ve kanama varlığında doktoruyla iletişime geçmelidir. Ameliyat sonrası özellikle ilk 10 günlük süreçte ağır fiziksel aktivitelerden uzak durmaya, istirahat etmeye ve yara yerinin hijyenine dikkat etmeye özen gösterilmelidir.
Ameliyat sonrasında böbreğe yapılan girişime ve kırılan taşın ufak parçalarının ya da pıhtı parçalarının idrar kanalına girmesine bağlı ağrılar oluşabilir. Hastaların bu süreci rahat atlatması için ağrı kesici ilaçlar verilir, bol su tüketmesi ve bir süre istirahat etmesi önerilir.
Bu ameliyat yöntemi her yaş grubundan hastaya güvenle uygulanabilmektedir. Çocuklarda ve bebeklerde böbrek boyutu küçük olduğu için minyatür cihazların kullanılması, çocuklar hipotermiye duyarlı olduğu için ameliyat sırasında soğuk sıvıların kullanılmaması oluşabilecek komplikasyonların önüne geçmek için önem arz etmektedir. Çocukluk çağı taş hastalarında altta yatan metabolik bozuklukların tespiti ve çıkarılan taşın analizi ileride tekrar taş oluşumunu engellemek amacıyla alınacak önlemler açısından çok önemlidir.
Çıkarılan taşlar analiz yapılmak üzere laboratuvara gönderilir. Altta yatan metabolik bozuklukların tespiti için yapılan araştırmalar ve çıkarılan taşın analizi tekrar taş oluşumunun önüne geçebilmek için alınacak önlemler açısından çok önemlidir. Yaşam tarzı değişiklikleri, diyet ve sıvı alım alışkanlıklarının düzenlenmesi ve ilaç tedavileri taş oluşumunun önüne geçebilmek için alınabilecek tedbirlerdir.

Konu Özeti

✅ Tedavi Seçeneği PNL Ameliyatı
✅ Açılımı Perkütan Nefrolitotomi
✅ Amacı Büyük Böbrek Taşlarının Temizlenmesi
✅ Tedavi Edilen Hastalıklar Böbrek Taşları
✅ Tedavi Fiyatı Görüntüle

NOT : Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Prof. Dr. Berkan Reşorlu

Doktorunuza Sorun

SİZİ ARAYALIM

WhatsApp
Telefon
Yol Tarifi
Doktorunuza Sorun